Evlilik günü üzerine..

Başlığı görünce evlilik üzerine felsefi bir yazı okuyacağınızı sandınız değil mi? Yanıldınız, haddim olmaz. Sadece evlenmeye karar verdiğinizde başınıza gelebilecekleri hikaye etmek istiyorum.

Önce piyasada mevcut tüm gelin ve evlilik dergilerinden satın alacaksınız; bu işin kolay yanı. Önce şöyle bir gözden geçirecek daha sonra alıcı gözle tekrar kıraat edeceksiniz, kafanız karışacak.. Eğer bilgisayarınızın karşısına geçip portallardan evlilikle ilgili siteler aramaya kalkarsanız yandınız. Karşınıza eş arayanlar, arkadaş arayanlar, falanca hanımla filanca beyin kişisel evlilik sayfası gibi aslında hiç sizi ilgilendirmeyen arama sonuçları arasından cımbızla (bu arada cımbızınız iyi olmalı) ilgilendiklerinizi bulacaksınız ki, bu da artık çok zor. Portal editörleri bu başlıkların altı ile çok fazla ilgilenmiyorlar ne yazık ki. Sadece bulduklarınızla yetineceksiniz…

Telaşlanmayın, bütün dergilerde ve bulabildiğiniz internet sitelerinde altı ay öncesinden başlayarak, yapmanız gerekenlerle ilgili, düğün günü programı veya evlilik öncesi dikkat edilmesi gerekenler gibi bir takım öneri listeleri var. Nikah yeri, alış-veriş listeleri, gelinlik, sağlık önerileri, organizasyon, davetiye, nikah şekeri, davet yemeği, balayı, müzikler vs. vs. Paniğe kapılmayın, bunların hepsi tatlı telaşlar. Emin olun ki çevrenizde size hazırlıklarınız sırasında seve seve yardımcı olacak tecrübeli arkadaşlarınız ve akrabalarınız olacak. Rahatlayın..

Ha unuttum bir de fotoğraf meselesi var. Hiçbir öneri listesinde gereken önemde vurgulanmayan, şöyle bir geçiştirilen…

“Yapılan bütün hazırlıklardan, evlilik günü icin özel olarak dikilen gelinlik ve damatlıktan, nikahtan sonra havaya atılacak el çiçeğinizden, ayakkabı altına yazılan isimlerden, organizasyondan, düğün pastanızdan, saçınız ve makyajınızdan, yaşadığınız tatlı telaştan; yani düğün gününde olan biten tüm detaydan geriye kalacak tek görsel malzeme olan fotoğraf.”

Bu yazının yazılma sebebi olan da o fotoğraf meselesi işte. Gerçekten de bütün o tatlı telaştan sonra eğer doğru yapıldıysa elinizde bir tek fotoğraflar kalır. Bu iş nasıl yapılır biliyormusunuz? Bilenler burayı bir sonraki paragrafa kadar atlayabilir, bilmeyenlere anlatayım.

Bütün organizasyonun her noktasında fotoğrafçı olmalıdır. Gelinin hazırlanmaya başlamasından tutun da, damadın çorabına kadar. Bütün hazırlıklar fotoğraflanır. Gelinle damadın tören alanına gelişleri -yurtdışında muhteşem bir törendir- çiftin törendeki heyecanlı, titreyen ama çaktırmamaya çalıştıkları duruşları, yüzük töreni ve final öpücük sahnesi. Nikah sonrası gelinin çiçeğini atmasıyla nedimelerin havaya zıplamaları, damat ve arkadaşlarının havaya şapka fırlatmaları, arkasına teneke kutular bağlanmış gelin arabası, davetlilerin yeni evli çifte hayran bakışları, ve sıcak kutlamalar..

Gözünüzün önünde canlandı mı? Ne kadar hoş değilmi? Nikahtan önce yada sonra sadece çiftlere ait özel fotoğraf çekimleri -ki burası en eğlenceli kısmıdır- nikahın yapıldığı yere yakın veya uzakta, parkların, bahçelerin içerisinde, ırmak veya deniz kıyısında, bir tarihi eser çevresinde ve o şehre ait nüanslar taşıyan; ama mutlaka doğal mekanlarda ve çevre ile bütünleşmiş olarak yapılır. Bazen çiftler daha kişisel fotoğraf isterler o zaman da stüdyoda portreleri çekilir. Fakat aslolan doğal olmasıdır fotoğrafların. Ve olur da zaten. Sıradışı ve size özel fotoğraflar evlilik gününüzü mutlu ve gülümseyerek hatırlamanızı sağlayacaktır. Araya karbon kağıdı konmuş gibi çekilmiş fotoğraflar istediğinizi sanmıyorum. Her gelin adayı kendine özel bir şeyler üretilmesinden mutlu olur. Seçici olun..

Yakın zamana kadar bu tarzda fotoğraf çekimi talep eden çok az çift vardı. Bunlar da yurtdışında benzer fotoğrafları görmüş veya çekimini izlemiş olan ve fotoğrafa önem veren çiftlerdi. Artık bu tarz fotoğraf çekimi östeyen gelinlerin sayısı iyice çoğaldı.. Bu istek kendine özel, değişik ve yaratıcı olmak düşüncesinden kaynaklanıyor.

Dünyada çok eskilerden beri bulunan bu tarz, Türkiye’de bendeniz tarafından uygulanıyor. Çalışmalarımdan mutsuz olan tek bir müşterim bile olmadı.. Kendimize has yaklaşımımız ve çalışma şeklimizle 1998’den beri artık dostlarımız olan müşterilerimizin mutluluklarına tanıklık ediyoruz..

Mustafa Turgut 11/05/2001 | mahmure.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir